Reklam Alanı

uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2013 Pazar

Güçlü bağışıklık sisteminin sırrı

Güçlü bağışıklık sisteminin sırrı

Güçlü bağışıklığın sırrı onlarda saklı


Öksürüp, aksıran ve kendini hasta hissedenlerin arttığı sonbahar günlerinde hastalıklardan korunmanın yolu güçlü bağışıklık sisteminden geçiyor

Birçok çalışma, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde beslenmenin, fiziksel aktivitenin ve kilo kontrolünün etkin olduğunu gösteriyor.

Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Banu Çaycı, yetersiz uyku, stres gibi olumsuzlukların da bağışıklık sistemini zayıflattığını söyledi. Vitamin ve minerallerin bağışıklık sistemini destekleyen besin öğeleri olduğunu vurgulayan Prof. Çaycı, hangi vitaminin ne işe yaradığı ve bağışıklığı nasıl güçlendirdiği hakkında şu bilgileri verdi:

Vitamin A: Retinol veya beta-karoten bağışıklık sistemini destekleyen bir vitamindir. Solunum ve mide-bağırsak sistemindeki mukozal yüzeylerinin bütünlüğünü koruyan A vitamini, antikor ve beyaz küre sayısını artırır. Görme fonksiyonu için gereklidir, büyüme, üreme, kemik ve diş gelişimde etkilidir, cildin, tırnakların ve saçların sağlıklı kalmasını sağlar. Antioksidan özelliğinden dolayı kalp hastalıkları ve kanserden korur.

A VİTAMİNİ HANGİ BESİNLERDE BULUNUR?

Balıkyağı, karaciğer, tereyağı, krema, peynir, yumurta sarısı en önemli kaynaklardır. Sonradan A vitaminine dönüşecek olan Beta Karoten ve diğer karotenoidler ise yeşil yapraklı ve sarı sebzelerde, tahıllarda bulunur. Bir insan günde ortalama 800 mg. A vitamini tüketmelidir. Sigara içiyor, alkol tüketiyorsanız veya protein içeriği oldukça yüksek bir beslenme düzeniniz varsa A vitamini ihtiyacınız artacaktır.

Birçok çalışma, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde beslenmenin, fiziksel aktivitenin ve kilo kontrolünün etkin olduğunu gösteriyor. Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Banu Çaycı, yetersiz uyku, stres gibi olumsuzlukların da bağışıklık sistemini zayıflattığını söyledi. Vitamin ve minerallerin bağışıklık sistemini destekleyen besin öğeleri olduğunu vurgulayan Prof. Çaycı, hangi vitaminin ne işe yaradığı ve bağışıklığı nasıl güçlendirdiği hakkında şu bilgileri verdi:

Vitamin A: Retinol veya beta-karoten bağışıklık sistemini destekleyen bir vitamindir. Solunum ve mide-bağırsak sistemindeki mukozal yüzeylerinin bütünlüğünü koruyan A vitamini, antikor ve beyaz küre sayısını artırır. Görme fonksiyonu için gereklidir, büyüme, üreme, kemik ve diş gelişimde etkilidir, cildin, tırnakların ve saçların sağlıklı kalmasını sağlar. Antioksidan özelliğinden dolayı kalp hastalıkları ve kanserden korur.

Omega-3: Vücudun omega-3 yağ asidine ihtiyacı daha anne karnında başlar, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık boyunca bu ihtiyaç devam eder. Araştırmalar, özellikle günümüz beslenme alışkanlıklarında Omega 3'ün yetersiz alındığını, buna karşın Omega 6'yı (bitkisel yağlar) gerektiğinden fazla tükettiğimizi gösteriyor. Sağlığa fayda sağlayan ise Omega 6 ve Omega 3 yağ asitlerinin ideal bir denge ile alınmasıdır.

HAFTADA 2-3 PORSİYON BALIK TÜKETİLMELİ

Dünya Sağlık Örgütü tarafından minimum 5, maksimum 10 gr. Omega 6 yağ asitine karşılık, 1 gr. Omega 3 yağ asidi alınmasıyla bu dengenin sağlanacağı öngörülüyor. Bağışıklık sisteminde yer alan ve mikropları yok eden fagositlerin aktivitesini artırır. Hücre membranlarını enfeksiyonlara karşı korur. Yapılan birçok bilimsel çalışmada, depresyon, kalp ritm bozukluğu, spastik kolon ve romatoid artiriti bulunan hastalarda omega 3 yağ asiti eksikliği görülmüştür. Omega 3 alımını sağlayabilmek için haftada 2-3 porsiyon balık tüketilmelidir. POSTA


.

Devamı Oku ...

Uyku Bozuklukları Nelere Sebep Oluyor

Uyku Bozuklukları Nelere Sebep Oluyor?

Uyku bozukluklarında beslenme

Ruhsal ve fiziksel açıdan dinlenebilmenin en iyi yolu uyumaktan geçer.

Kalitesiz ve yetersiz uyku gün içerisinde bizlere halsizlik, konsantrasyon düşüklüğü gibi birçok probleme neden olabilir. Bir de yeteri kadar uyuduğunuz halde yeteri kadar kendinizi dinlenmemiş hissedebiliriz. Özel Ethica İncirli Hastanesinden Uzm. Dyt. Fatma Yiğitoğlu uyku bozukluklarında nasıl beslenme tedavisi uygulanması gerektiğini, nasıl bir yol izlemeniz gerektiğini anlattı.    

 
Dünyada birçok hastalığın nedenlerinin başında uykusuzluğun geldiği bildirildi. Son yıllarda uyku bozuklarının görülme oranı giderek artan önemli bir sağlık problemi haline gelmiştir. Yapılan çalışmalar bu durumun nedenin çeşitli nedenler arasında özellikle obezite ile ilişkisi olduğu görülmüştür.

 Bel Çevrenizdeki Artışa Dikkat!

Uyku bozukluğunun nedenleri ve seyrinin ilerlemesinde obezite en önemli etkendir. Bu hastalığı olan kişilerin %70-90’ nı kilolu ve obezdir. Abdominal yani karın bölgesinde yağlanması olan kişilerde görülme oranı artıyor. Bel çevresinde 13-15 cm’lik artış hastalığın riskini 4 kat artırdığı görülmüştür. Türkiye’ deki son yapılan çalışmada erkeklerden çok kadınların %50’ den fazlasının karın bölgesinde yağlanmanın fazla olduğu görülmüştür. Çalışma sonuçlarına göre abdominal yağlanması artmış obezite adayı olan kadınlarda uyku bozukluğunun sorununun artacağı düşünülmektedir.

Birbirini Tetikleyen Hastalıklar!

Uyku bozuklukları mı obeziteye neden oluyor? Obezite mi uyku bozuklarına neden oluyor? Cevabı ise obezite, bireyde uyku bozukluklarına yol açıyor. Uyku bozuklukları da hem obeziteye yol açıyor hem de obezitenin derecesini artıyor. Bu iki hastalık kısır bir döngü içerisindedir.

Uyku Bozuklukları Nasıl Obeziteye Neden Oluyor?

Uykusuzluk problemi devam eden insanlarda kortizol ve leptin hormonlarının etkilenmesi bireyin kendini sürekli aç hissetmesi gibi sorunlar görülebilir. Zaten yapılan araştırmalarda düzensiz uyuyan insanlarda düzenli uyuyanlara göre obezite riski %65 in üzerinde olduğu görülmüştür.

Uykusuzluğun Getirdiği Hastalıklar

Uykusuzluk, obezitenin yanı sıra diğer kronik hastalıklara da neden olmaktadır. Kan şekeri ve insülin seviyelerini etkileyerek şeker hastalığına da sebep olabilir. Ayrıca yüksek tansiyon ve kalp krizi riskini artırır. Bağışıklık sisteminizin zayıflamasına ve enfeksiyonlara yakalanma riskiniz artar. Depresyona da neden olan uykusuzluk, bireyin yaşam kalitesini düşürerek gün içerisinde yorgun, agresif, gergin bir gün geçirmenize neden olur.

Uyku bozukluğu olan bireylerde obeziteye neden olan yanlış alışkanlardan vazgeçilip doğru davranışların kazanılması temel olan yaşam tarzı değişikleri yapılmalıdır. Kaybedilen ağırlığı koruma, tedavinin en önemli basamaklarından biridir. Ayrıca uyku kalitesini artıran düzenli spor, kaybedilen ağırlığı korumada tıbbi beslenme tedavi planın içerisinde yer almalıdır.

Akşam Yemek Sonrası ve Düzenli Uyku için Sağlıklı Alternatifler

1.Akşam yemekten sonra tatlı tüketmek yerine yarım yağlı bir fincan süte tarçın ekleyin.
Hem tatlı hem de kahve keyfi sevenlerdenseniz süte kahve ekleyin.
2. Akşam yemeğinden sonra çay keyfinin yanında cips, bisküvi, kuruyemişler yerine şekersiz açık çay veya bitki çaylarının yanında 2 adet kepekli grisini veya yarım paket meyveli diyet bisküvisi tüketilebilirsiniz.
3. Akşam yemekten sonra spor yapanlar için, spor sırasında mutlaka 3-4 adet kuru meyve tüketin hem kan şekerinizi dengeleyecektir hem de spor sonrası yağ yakımından dolayı artan iştahınızı kontrol altına alacaktır.
4. Spor sonrası ve yatmaya 1-2 saat kala tehlikeli zamanlara dikkat edin ve doğru besinleri tüketin.  Spor sonrası 1 şişe soda (ter ile kaybedilen elektrolit seviyesini dengeler), 1 kase yarım yağlı yoğurt (kaslarınızı rahatlatır) veya süt (tokluk oluşturur) yanında ise 1 orta boy muz (uyku hormonunu salgılatır ve kaslarınızı gevşetir) tüketin.
5. Açlık çok hissedilirse orta boy yağsız salata yapılıp içerisine 2 dilim light peynir, 1 orta boy kivi doğrayıp yanında 1 adet kepekli etimek tüketilebilirsiniz.
6. Bedensel yorgunluğa iyi gelen fındık, ceviz, badem yatmadan bir saat önce dinlendirici etkisi olan papatya çayı ile 4-5 adet tüketilerek hem tokluk hissi verir hem gece hücre yenilenmesi fazla olan cilde parlaklık verir hem de karın yağlarınızı yakıcı etkisini unutmayın.
7. Akşam yemeğinde çok fazla yememek için yemekten 2-3 saat önce tost ekmeği ile yapılmış yağsız tost ve ayran tüketin. Tostun, akşam yemeği için kurtarıcı etkisini göreceksiniz. Kaynak:  MİLLİYET


.

Devamı Oku ...

Horlama nasıl tedavi edilir

Horlama nasıl tedavi edilir?

Horlamaktan mı şikayetçisiniz?

Horlama ve uyku-apne sendromu, bilinenin aksine sıkça karşılaşılan bir sağlık problemidir.

Bu problemi, sadece uykuda ses çıkarmak ve uykuda nefessiz kalmak şeklinde algılamak yanlış olup, bunun toplumsal hayata ve kişinin genel sağlığına olan etkilerini iyice anlamak gereklidir..

Hastalığın tedavisinde en önemli aşamanın hangi hastaların ameliyattan fayda göreceğine karar vermek olduğunu söyleyen Anatomica Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Şenol Civelek, bunun için de iyi bir fiziki muayene yapılarak ve bütün dünyada uygulanan anket soruları (Epworth Skalası) kullanılarak fikir sahibi olunması, teşhisten sonra en önemli basamağın ise hastaya ne tür ameliyat yapılacağının planlanması olduğunu iletiyor.

Civelek, hastalıkla ilgili şunları belirtti: ‘’Horlama ve apne uykuda meydana gelir. Bu nedenle, hastalığı uykuda izlemek en doğru yöntem olacaktır. Yapılan araştırmalarda horlama ve apne hastalarının ameliyatla yapılan tedavilerde başarı oranları %7 lere kadar düşmektedir. Bunun en önemli nedeni, yanlış bölgelere yapılan cerrahilerdir. Örneğin sadece damağa yapılan ameliyatlarla iyileşme görülmediğinde fark etmekteyiz ki, bu durumlarda çok seviyeli cerrahilere (damak, dil kökü, burun gibi) ihtiyaç duyuluyor. Ameliyat öncesi yapılan uyku endoskopisi sayesinde, hastalar, hastalığa neden olan bölgelerden ameliyat edilmektedir. Burada hasta, ameliyathane şartlarında anestezi uzmanı kontrolünde uyutularak izlenir. Bu esnada, hastanın burnuna girilerek fleksibıl endoskopiyle kayıt yapılır. Böylelikle, hastanın tam uykuya dalıp horladığı ve apnelerinin olduğu esnada üst solunum yollarının hangi bölgesinde daralma olduğu gözlenir ve buna göre ameliyat planlanır’’
 
Kaynak: Milliyet


.

Devamı Oku ...

Tükenmişlik Sendromu Nedir

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

Tükenmişlik Sendromuna dikkat!

'Tükenmişlik Sendromu'na dikkat!

Yaptığınız işten heyecan duymuyor, işe gitmek istemiyor ve kendinizi sürekli yorgun mu hissediyorsunuz? Bunların yanında, baş-boyun ağrıları ve gastrointestinal rahatsızlıklarınız da varsa uzmanlar uyarıyor: 

Tükenmişlik sendromuna yakalanmış olabilirsiniz!

Tükenmişlik sendromu, günümüzde pek çok insanın yaşadığı fakat adını bile duymadığı bir rahatsızlık olarak karşımıza çıkıyor. Değişim Psikoloji ve Terapi Merkezi’nden Ayşe Yanık Knudsen, ruhen ve bedenen kendisini tükenmiş hissi yaratan rahatsızlık hakkında açıklamalarda bulunuyor:

ZİHİNSEL SORUNLAR AĞIRLIK KAZANIYOR
Sendrom, çalışma hayatının getirdiği stresle beraber, maddi ve manevi doyuma ulaşamama ve bunun sonucu olarak da mesleğe karşı duyarsızlaşma ile baş gösteriyor. Kişi bu süreç sonunda kendisini tükenmiş hissediyor ve başarı kazanma isteğini kaybediyor.

İşi yapamayacağı, zorlukların üstesinden gelemeyeceği düşüncesinin beraberinde getirdiği umutsuzluk, kişinin kendisini tükenmiş olarak hissetmesine neden oluyor. Birey bu his ile birlikte işinden giderek soğumaya başlıyor, işe gitme isteği azalıyor. Öyle ki işi bırakma noktasına bile gelebiliyor.

Kendisine duyduğu güven giderek azalıyor, özgüven eksikliği başlıyor. Gerginlik, kızgınlık, mutsuzluk gibi olumsuz duygularda bu süreçte artış gözleniyor. Sosyal çevresinden uzaklaşmaya başlayan birey, hiçbir şey yapmaya istek duymuyor, yapabileceğine dair inancı azalıyor. Tüm bunlar iş başarısını düşürüyor, motivasyonunu kaybettiriyor.

Sendromun ilerleyen zamanlarında ise işinde ve iş hayatındaki çevresine karşı olumsuz bir tavır alınıyor. Çevresiyle arasına duygusal bir mesafe koymaya başlıyor. İnsanlara obje gibi davranmaya başlayan kişi, giderek çevresinden uzaklaşıyor.

FİZİKSEL RAHATSIZLIKLARA SEBEP OLABİLİR
Tükenmişlik sendromu sadece zihinsel olarak yaşanan bir süreç değil. Kişi bu sendrom sırasında fiziksel olarak da rahatsızlık yaşıyor. Kronik yorgunluk, baş, boyun ağrıları, kramplar, gastrointestinal sorunlar ve uykusuzluk problemleri ile karşılaşılabiliyor. 

BAŞLICA SEBEBİ STRES
Tükenmişlik sendromuna neden olan sebeplerin başında stres geliyor. Kişinin kendisine ulaşamayacağı hedefler koymasının beraberinde getirdiği fazla iş yükü, kişiyi tükenmişlik sendromuna sürüklüyor. Yaptığı işin kendisine uygun olmaması da bu sebeplerden biri. Sendroma yakalanmada sosyal desteğin az olmasının da etkisi büyük oluyor.

Çevresindeki kişilerin, bireye motive etmek anlamında destek olmaması, bireyi işi yapamayacağı hissine kapılmasında etkili bir rol oynuyor. Aile yaşantısında yeterli doyuma ulaşmamış bireyler de sendroma daha sık yakalanıyorlar. Farklı sebepler gibi dursa da aslında hepsinin özünde stres yatıyor. Başarısız olma, üstesinden gelemeyeceği düşüncesinin yaşattığı yoğun stres, kişilerin tükenmişlik sendromuna yakalanma riskini arttırıyor.

Kurtulmak için şunları yapabilirsiniz:
  1. -    Bu durumun herkesin başına gelebileceğini aklınızdan çıkartmayın.
  2. -    İşinizden zevk almaya çalışın, iyimser olun.
  3. -    Kendinize iş dışında zevk alabileceğiniz durumlar yaratın. Hobiler edinin.
  4. -    Çevrenizle bu durumu paylaşın. Sizi motive edebileceğini düşündüğünüz arkadaşlarınızla konuşun.
  5. -    İş yaşamınızdaki ilişkilerinizi güçlendirin, arkadaşlıklar edinin.
  6. -    Koyduğunuz hedefleri gözden geçirin. Sizi zorlayanların neler olduğunu belirleyerek, hedefinize doğru daha basit somut hedefler koyun.
  7. -    Spor yapın, bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirin.
  8. -    İş yükünüzü azaltmaya çalışın, planlar yapın.
  9. -    Bir uzmandan yardım alın. 

Kaynak: POSTA


.

Devamı Oku ...

1 Mart 2013 Cuma

10 Yıl Ömür Uzatma Ne Dersiniz

http://cdn.healthmw.com/uploads/2012/02/Balanced-Diet.jpg10 Yıl Ömür Uzatmaya Ne Dersiniz
%100 çalışıyor yazdım ama araştırma sonucum yok. :) Yine de işe yarayabilecek şeyleri yazayım istedim. Yola çıkış kaynağım burası ama kendim de bir şeyler ekledim.

Daha önce "küçük kararlar büyük sonuçlar" yazımda belirttiğim ana fikir her gün ufak ufak yaptığımız şeylerin uzun vadedeki sonucu değiştirdiğinden bahsetmiştim. Dolayısıyla bu ufak adımlar, küçük şeyler ne olabilir de ömür uzatmak gibi harika bir sonuca ulaştırsın. Hayatınızdan nefret etmiyorsanız bence dikkate alabilirsiniz...

.

Devamı Oku ...

26 Şubat 2013 Salı

Uykuyu Ençok Neler Bozar

Uyku Bozucular!

Gözüme çarpan çok faydalı olabilecek bir makaleden yola çıkmak istedim bugün. Ben de özellikle geceleri çok fazla uyanan, kaliteli uyku konusunda bazı gecelerde sıkıntı çeken biriyim. Benim gibi başkaları da vardır biliyorum. Özellikle daha iyi uyumak ve daha dinç olmak istiyorum diyenler bence okumalı. (Ana kaynak için tıklayınız)

Gün içinde yorgun hissettiğiniz oluyor mu? Kronik anlamda uyku probleminiz olabilir, diyor uzmanlar. Tabii ki sizin kontrolünüz dışında sıkıntılardan kaynaklı olabileceği gibi, kendi elinizde uykunuzu bölüyor da olabilirsiniz. Peki nasıl?

.

Devamı Oku ...